Dec 11, 2009

kendimi şanslı hissediyorum google.


çok küçükken benim için salıncaklar, parklar Disneyland gibiydi.

sallanırken ayağımı bana çok yakınmış gibi görünen ağacın yapraklarına değdirirdim.o duyguyu anlatamam.sanki o anlarda Wonderland benimdi, Alice halt yemişti.

belki üzerinden onbeş yıl geçti.şimdiki duygularımı da anlatamıyorum sizlere.aslında çok şey değişti.ama ben bu değişimin baş kahramanı değilim.bir çöp bile bırakmadığıma şükredeceksiniz belki zamanı gelince.Turgut'u haklı görüp Selim gibi ölmeyi dilemek, yirmiki sene var olup da bu dünyada bir şeyleri değiştirememek ne büyük acizlik bir bilseniz.öyle hayallerimiz, planlarımız var ki gelecek için..aklınız durabilirdi duyabilseydiniz.elbette bu hiçbir zaman olmayacak.siz beni duymayacaksınız.ben de size hep böyle anlatırmış gibi yapacağım.bu şekilde uzun yıllar geçinip gideceğiz.demek isterdim, fakat demeyeceğim.


bir süre bekleyin beni.acı ama sürpriz bir sonla döneceğim.

Nov 16, 2009

augmentin.

sevgili blogger sakinleri ve bu sayfayı facebook'tan görüp 'hmm neymiş ki' mırıldanmalarıyla illegal yollardan takip edenler,


çok sade bir günün sabahına yaklaşmış bulunmaktayız.2 gün önce okula başlamamın 2. ayını doldurdum.hayır size bundan bahsetmeyeceğim.bunu zaten evde pasta+limonata şeklinde çok naif bir kutlamayla geçiştirdik.gerçekten görülmeye değerdi.


ben size yaklaşık 1 aydır geçmeyen gribiminden bahsedeceğim.az önce harley dostumun blogunda da görüp dikkatimi çekti.domuz gribi işkillenmelerinin doruğunda olduğumuz şu günlerde, geçmeyen öksürüğüm ve akabinde yara olan dudağım, hemen arkasından başlayan gecenin bi vakti ateşlenmelerim.tümünü bir sağlık kuruluşuna bildirmiş olsaydım eminim çoktan risk grubunda sayılıp ilaçlı sularla yıkanır, müşahade altına alınırdım.ama pışşık diyorum bütün tıp alemine.gerçekten yemezler.şu günlerde duyduğumuz her vakanın ticari kaygı güdülerek yansıtıldığının acaba farkında mıyız? ortaya atılan ciddi bir mesele değil aslında ölen insanların da tümü domuz hayvanının isminin kurban edildiği türden grip değillerdi.ölümlerinin arkasında çok olağan sebeplerin yattığını düşünüyorum.örneğin yaşadığım şehirde 85 yaşında bir amcanın domuz gribinden öldüğü söyleniyor.aslında kimsenin aklına gelmiyor mu bu yaşta bir insan evladının tonlarca sağlık sorunu olabilir.en ufak bir gribal enfeksiyonda bünyesi zayıf düşebilir.bu gibi enfeksiyonal haller hastayı nefes darlığına sürükler ve hasta bu sebepten de hayata veda etmiş olabilir.hayır kimseye tıp dersi vermek niyetinde değilim -ki eğitim gördüğüm alan da bunun kıyısından geçmiyor-.amacım biraz daha sakin olabilmek ve mantıklı düşünebilmek.ben de tüm olanlardan endişe duyup jel stoklamıştım.ama sonra durup düşündüğümde bunun ticaretini yapan her iş kolunun nasıl bir kazanç sağladıklarını fark ettim.

siz de bunu fark edin.


hem bu ülke ne 'virüsler' gördü.kanlı canlı insan kılığında virüsler.onlara hala direnirken bu mikroba pes etmez diye umut ediyorum.

Aug 5, 2009

kumanda paneli


uykum geldi saat 05:30.maykıl ceksın öleli 1 ay olmuştur.onun yarattığı bi boşluk olsa gerek:p hayatımdaki her halt çok anlamsız geliyor.bazı şeyleri, eğlenmem gerektiği yerde sanki bir zorunlukmuşçasına yapıyorum.derdim nedir söyler misiniz.şu tercih meselesi de açıklansın.herkesin tercihi kendine değil mi aslında ne saçma eheh.görünürde dayanılmaz sorunlar yok şu an ama nedense nefes almaya bile üşeniyorum.evden kaynaklanıyor evde patlıyorum sıkıntıdan desem dışarıda da durum çok farklı değil.

neyse bundan sonra yazılarımı çok tepinerek istediğim dileklerimle sonlandırıcam.sıralıyorum bi bakalım neymiş: 1- sıcaklar bitmesin, ama daha az sıcak olsun.2-tercih konusunda m ya da t harfi ile başlayan bi yer çıksın şansıma.3- senay bi an önce gelsin serseri gibi dolanalım.4- herkesin sorunları çözülsün.5- yalan söylemeyelim hiç insan insanı şey eder mi...anlıyorum abi artık.ben salağım da o kadar değil mesela.fark edip içimden küfür bile edebiliyorum.hem yeryüzündeki birçok şeyden haberim var.tüm bildiklerim, yani %80 gibi bir orandan bahsediyoruz :P her neyse abi işte.

iyi sabahlaar.

Jun 22, 2009

doğrudur.


off blog sana yazalı 3 ay olmuş neler değişti bi bilsen.önce şu sınavı atlattım biraz ondan bahsedeyim.çok büyüttük ya gözümüzde, deli gibi çalıştık çabaladık.1 hafta önce geldi çattı.ne gördüm çalışan da aynı çalışmayan da aynı herkes kurbanlık koyun.sınavdan bi ara çıkmayı düşündüm hep onu söylüyorum.çok ince bi çizgi o karar esnasında aklımdan neler geçti.ama dedim 'dicle pes etme, koyver gitsin'.evet gerçekten hayat bi koyver gitsin edasında bu aralar.çok da uğraşmıyorum kendimle.artık etrafımdakilerin de uğraşmamalarını istiyorum.zaten o klasik cümleler de çoktan kuruldu blog; "aman kızım ucunda ölüm yok ya", "çalışan kazanır", "yapan nasıl yapıyo bak"..

işte dediğim gibi pek iç açıcı değil gidişat.ama bütün bunların içinde birileri var ben onlarla çok mutlu oluyorum.mesela bana öğrenim hayatımdaki en güzel 1 yılı yaşatan dershane arkadaşlarım,hocalarım.hepsine çok teşekkür ediyorum.çok seviyorum her birinizi.bu sene bir şeylere yeniden kalkışmanın dayanılmaz ağırlığı vardı üzerimde, ama sizin desteğinizle altından kalkabildiğime inanıyorum.


bu yazıyı yazmak ve bütün bunları söylemek için çok uzun zaman bekledim.devamı da gelir artık.
en kısa zamanda görüşürüz.

Mar 4, 2009

öss dicleleri.


Haziran ayının 14.günü şu yukarıda görmüş olduğunuz tabloyu gerçekleştirebilirsem; olduğum yere çöküp bi 15 dk ağlamak istiyorum.

Feb 20, 2009

id.


my name is dici
i live on the second floor.

Feb 12, 2009

bonustrack


aa onlara kızmayın, onlar farkında değil.

Feb 8, 2009

what up?



hey naber.

tatil bitiyo işte blog.içine yandığımının dershanesi için son 2 gün.bi liste gibi bişi yapıyım diyorum.her gün dens eheh aman ders moduna girebilirsem ne ala.mualla dicem diye beklediniz ama babayı alırsınız demiyorum.okuyucular bi de size iki çift lafım var.joshua radin dinleseniz ya.buğulu ses.böyle nejat alp ve damien rice sentezini hayal edin.edemediniz biliyorum ama bi süreliğine kurban olayım benim için edin ya.bu adam öyle bişi.


biraz da tatilimden bahsedeyim.dün istanbul'dan döndüm.gerçekten çok çılgındı.ama dönüşüm o kadar tatsızdı kii hava güzeldi bıraktım öylece nalet olsun üzülmüyor değilim.başka bi tatsızlık da var tabii.dönüş yolunda ufak bi kaza geçirdim.kaldırımdan yere düştüm.gülenin saçını çekerim komik değil.bu sefer ben de gülmedim.halbüse gülerim düşenler bana gülünç gelir.ama dizlerim acıyooor.acı çekiyoruuuum.buradan birilerine seslenesim geldi.tıpkı acı çeken muhsin gibi.pınpın'a seslenelim.sims'e saldırı düzenledik beraber.şu saatten sonra liste falan da yalan oldu bence.sabahlara kadar sims woohoo.ahah kısa kesiyorum.aslında tam da yazsam ne çok yazarım diyecektim.yazmayayım diyorum.evet bunu diyorum.ah istediğim zaman neler diyorum bi bilseniz.


hadi bakalım öyleyse, güzel günler dilerim.

Jan 28, 2009

would you erase me?



Unutmak en iyi intikamdır.

Jan 19, 2009

the beginning


geç yattım ama mutlu uyandım.ders çalıştım.how i met your mother izleyip aptal aptal gülümsedim.hah 'tamam şimdi gerzek bir şey olur, bu mutluluk uzun sürmez' dediğim anda da çok güzel bi haber aldım.güzel ya.uzun zamandan beri olmamıştı böyle.


blogun son halini beğenmişsinizdir umarım.

yenilendim.