Showing posts with label SHINee. Show all posts
Showing posts with label SHINee. Show all posts

May 4, 2012

Kore'yi Seviyorum, Çünkü ...



Herkese heyecanlı bir merhaba!

Heyecanlı diyorum çünkü yaklaşık 14 saat önce beni hayallerime fazlasıyla yaklaştıracak bir adım attım. Peki neydi bu adım?

Tarihi net hatırlayamasam da; sanırım Mart ayının ortalarına doğru, forumlardan birinde MOFAT ve Arirang TV'nin beraber düzenlemiş olduğu bir yarışma gördüm. "I Love Korea, Because..." adında bir yarışmaydı bu. Şartları şöyleydi: Kore'yi neden sevdiğimizi anlatan maksimum 3 dakika uzunluğunda bir video hazırlayacak, Youtube'a yükleyecek ve daha sonrasında bu videoyu MOFAT'a ulaştıracaktık:




Hiç abartmıyorum bu haberi duyduğumda hayatta böylesine umutlandığım nadir anlardan birini daha yaşadım. Kendime inanıyor ve güveniyordum. Hemen kağıt kalemi elime aldım ve yazmaya başladım: NELER YAPABİLİRDİM?

Öncelikle yakın dostlarımı aradım. Haberi onlarla paylaştım. Geceler boyunca telefonda senaryo planlarını, çekim aşamalarını tartıştık. Tanıyanlar bilir, ben Kocaeli'de yaşıyorum. Açıkçası burada Kore'yi neden sevdiğimi anlatacak pek materyale sahip değiliz. Zamanla olacak belki ama şimdi yoktu en azından. Öyleyse tüm oklar bana en yakın ve en müsait yeri gösteriyordu: İSTANBUL!


Telefonda uykusuz geceler :P


Kore'yi neden sevdiğimi hem yıllardır edindiğim anılardan, hem de tarihi geçmişimizden ve tabii ki geleceğimizden bahsederek anlatabilirdim. Öncelikle yemeklerini tanıtmak istedim. Mart ayının sonuna kadar İstanbul'daki tüm Kore lokantalarını aradım. Hepsi yoğunluktan ve bunun mümkün olmayacağından bahsetti. Benim bir de Hanbok'a ihtiyacım olacaktı ki sadece 1 haftam kaldığı düşünülürse panik seviyemde gözle görülür bir artış olmaya başladı. Öncelikle bu süreçte yanımda bana maddi - manevi destek olan ailem, arkadaşlarım paniğimi fazlasıyla dindirebildiler. Eğer lokanta olmayacaksa Hanbok olur dedim. Çarşımızdaki yetenekli terzileri gezdim, dolaştım. Bana kısa sürede dikilebilecek en güzel Hanbok'u diktiler. Arkadaşımın annesi kenarlarını elleriyle dikti, işledi. Onlara sonsuz minnettarım :)



New York History Museum'daki Kore kültürü canlandırması



Hanbok işin içine girince Sultanahmet'e gitmek kaçınılmazdı. Giyip dolaşacağım uygun bir ortam bulduğumuza çok sevinmiştik. Elma dağıtma fikri ise kara kara düşündüğüm gecelerden birinde ortaya çıktı. Hanbok giyip elma dağıtmak Kore kültürünün muazzam bir sentezi olacaktı. Bu fikir için günler öncesinden heyecanlanmaya başlamıştım.

Tüm bunlar olurken ticari ilişkiler için konuşacağımız firmaları da araştırıyorduk. Neyse ki kuzenim Hyosung ile çalışıyordu. Onu arayıp durumdan bahsettim. Firma yetkilileri yardımcı olacaklarını söylediler. Ayrıca bu vesileyle firmadakilere kendimi sevdirdim. İdeallerimden bahsettim. Video yarışması farkında olmadan geleceğimi de şekillendirmeye başlamıştı :)


Kore Gazisi Sayın Turan Çökmez ve ben

Sürecin belki de en duygusal kısmı Muharip Gaziler Derneği ile olan görüşmelerimizdi. Telefonla arayıp randevu aldığımda beni son derece sıcak karşıladılar. Artık sadece bir an önce İstanbul'a gitmek kalmıştı. Nisan ayı geldiğinde son derece yoğun geçen İstanbul maceralarımıza da başladık. Bir öğleden sonra derneğin kapısını çaldık. Bizimle görüşecek olan Kore Gazisi: Turan Çökmez son derece tatlı ve samimi bir dedeydi. Bize savaşta aldığı yaralardan ve savaşın onda bıraktığı derin izlerden bahsetti. Biz onu gözlerimiz dolu dolu dinlerken bizimle paylaştığı enteresan bir anısı şaşırmamıza neden olacaktı. Ona"Kore'ye gitmekten, savaşmaktan hiç pişman oldunuz mu?" diye sorduğumuzda bize savaşta yaralanmasından hemen sonra küçük Koreli bir kızın ona verdiği kırmızı elmanın tüm acısını dindirdiğinden bahsetti. Elbette amcanın bizim Hanbok - elma projemizden haberi yoktu. Tamamen tesadüf olan bu anıyı kesinlikle videomuza koymaya karar verdik.



Hanbok = Haengbok



Gaziyle olan görüşmemizin ardından benim en heyecanlandığım kısıma gelmiştik. Sultanahmet'e doğru yola çıktığımızda elimde içi elma dolu koca bir sepet, üzerimde Hanbok vardı. Meraklı bakışlar altında Sultanahmet'te Koreli arayışımız başlamıştı. Ancak maalesef 2 saatlik serüvenimizde tek bir Koreli'ye denk gelememiştik. Umudumuzu kaybetmek üzereyken önceki gün Yenikapı'dan geçerken rastladığımız Kore lokantasına gitmeye karar verdik. Sonuçta mutlaka orada birileri olacaktı. Nitekim beklediğimiz gibi oldu. Bize sımsıcak bir karşılama yapan lokanta sahiplerine, Koreli misafirlere son derece minnettarım. Senaryomun tıkır tıkır işlemesinin verdiği rahatlığı size anlatamam. Videolar, fotoğraflar hepsi hazırdı. Artık sadece vize sınavlarımı atlattıktan sonra onları güzel bir şekilde birleştirmek kalmıştı.




Yarışmaya aday olduğum video


Sonunda iki gece önce sabahladım ve videoyu bitirebildim. Bence son derece amatör oldu ama duygularımı 3 dakikaya sığdırabilmemin zor olduğunu düşünürsek gayet iyi iş çıkardım diyebiliriz :) Şimdi sırada videoyu paylaşmak, daha çok paylaşmak var. Bu süreçte bana destek veren ve vermeye de devam eden tüm çingularıma teşekkürü bir borç bilirim.


Peki siz hayallerimi gerçekleştirmem için bana yardım etmeye, beni Kore'ye göndermeye ne dersiniz? Eğer bana destek olmak istiyorsanız videomu paylaşıp Youtube aracılığıyla beğeninizi ya da yorumlarınızı dile getirmeniz yeterli olacaktır.

Haydi öyleyse, beklediğiniz gibi artık o kelimeyi yazıp veda edebilirim:

FIGHTING!!! ^^


Dec 22, 2011

Bir geri dönüş yazısı: Goosebumps!



Evet artık burası benim Kore uğruna feda edeceğim yeni blogum! O kadar çok blogum var ki anlatsam inanmazdınız. Yine de anlatayım şu an hali hazırda iki blogspot, bir blogdrive ve bir de tumblr hesabına sahibim. Evlerden uzak dursun ama maalesef ben bu konuda çok arsızım :) Burası benim dershane zamanı aforizmalarını kustuğum ufacık bir dünyaydı. Yine de bana en samimi gelen burası olmuştur. Öyleyse Kore için daha güzel bir mekan olamazdı. Bakın yepyeni bir arayüz yükledim, birkaç oynama bile yaptım. Çok geleneksel bir hava yarattım ve ilk yazıma da hazır ve nazırım efendim!! :)

Aman peki nedir bu "goosebumps" ? Şahsen ben bu yaz Amerikan argosu hakkında tecrübe kazandığımı düşünmüştüm. Ohoo daha kırk fırın ekmek yemem gerekmiş. Öyle ya Youtube'ta arz-ı endam ederken hep bu yoruma rastlıyordum. Hep de sevdiğim grupların videolarının altında "omg goosebumps!", "oh shit goosebumps again" benzeri yorumlar görüyordum. Dedim bakayım neymiş anlamı: Tüylerin ürpermesi, tüylerin diken diken olması. Tam karşılığının bu olduğunu gördüm. Çok güzel bir şey gerçekten. Benim sürekli olur bu bir şeyler izlerken. Gözlerimde de biraz yaş birikir sevinçle karışık heyecanlanırım :) O yüzden ilk yazımda bana "goosebumps" yaşatan videoları derlemek istedim. Ufacık da bilgiler verdim video aralarında. Şimdi kendinizi onların büyülü dünyasına bırakın. Eh tabii biraz da bilgisayarın sesini yükseltmek harika olurdu :P


1) BIGBANG - HANDS UP

İlk videomuz tabii ki Bigbang'ten geliyor :) Benim live performance havasına en yakıştırdığım birkaç şarkılarından biri Hands Up. Gerçekten en çok goosebumps'ı bana yaşatan bu grubu ne kadar sevsem az gelir. Bu performans Seoul Tokyo Music Festival'in kapanış kısmından. Özellikle 3:12 'deki o şahane hareketinden dolayı Seungri'yi tebrik ediyorum :)






2) 2NE1 - I AM THE BEST

Sıradaki tüyler ürpertici performans yine YG Family bünyesinden bir grup 2NE1'dan geliyor. Bu sene Mnet Asia Music Awards tamamen onlara aitti bence. Gerek CL ft. Will.i.am hadisesi gerekse yılın kaydı ödülünü almaları biz hayranları sevinçle gurur arası duygular karmaşasına sürükledi :) İşte bu performans Bigbang'in o meşhur coverından sonra en iyisi ve goosebumps seçilmeye layık olanı bence! :)






3) BIGBANG - HARU HARU (orchestra vers.)

Yani nasıl desem Haru Haru öyle bir şarkı ki; orkestra, Japonca, gerekirse davul ve zurna (tamam biraz abarttım:) hangi versiyonu olursa olsun yakışıyor. Şu performans için daha fazla bir şey söylemek istemiyorum. Sadece ölmeden önce bir benzerine tanık olmak isterdim. Tek söyleyebileceğim bu :)






4) SUPER JUNIOR feat. (E.L.F) - MARRY YOU

İşte benim Super Junior'ı en net görebildiğim video bu olmuştu. Yahu ne çoklar, nasıl seçerim, nasıl tanırım ben bu çocukları diyordum. Bu performans her anlamda beni onlarla tanıştırdı. Adamların yüreğine kadar gördüm bu videoda. Duygu seline sebep veren E.L.F'leri ayrıca tebrik ediyorum. Ama tüm bunlar karşısında hüngür hüngür ağlayan üyeler sayesinde bizim tüylerimiz diken diken oldu. Kesinlikle goosebumps olayının kralıydı SuJu. Hak ettiniz sonuna kadar :)






5) SHINee - LUCIFER

Öncelikle bu videoyu keşfetmemi sağlayan sevgili Kimbapsushi 'ye teşekkürlerimi sunmak isterim. SHINee öyle çok deli gibi takip ettiğim bir grup olmadı. Neden çünkü bu konuda kendime pek güvenmiyorum. Zira bu şirinlikle onlara daha ne kadar dayanabilirim bilmiyorum :) Kimbap'ın dediğine göre bu performans Japonya konserlerinden. Bu sahnede asılı gezme işini Güney Kore'de birçok grup yapıyor. Özellikle SM bünyesindekiler pek seviyor. İlk 5'e iki videoyla girmeyi zorlayan Super Junior'ın da benzer olayları vardır hepimizin bildiği gibi. Adeta bir Tanrı gibi sahneye inen Donghae ile başlamış o meşhur Sorry Sorry performanslarını elbette unutmayacağız :P





Bu arada listeye girememesine inanamadığınız birkaç grup elbet olacaktır. Bunların en başında gelen DBSK'ye saygım sonsuz hatta yazının başlık resmini özellikle Cassiler'den seçtim. Ama bu goosebumps öyle bir şey ki herkeste aynı etkiyi yaratmıyor. Eminim mükemmel bir sahneleri var. Lakin özür dileyerek yer veremediğimi yinelemek istiyorum. Beni tanıyanların listeye girememesi karşısında şoka girdiği bir diğer isim de elbet CNBlue olacaktır. Bu konuda da elimden gelen bir şey olmadı. Çünkü fancam dışında henüz Youtube'a düşmüş bir konser kayıtları yok. Sahne performanslarına bayıldığım halde comeback, goodbye stagelere katlanmak zorunda bırakılıyorum. Onlara da rastlayınca goosebumps - 2 başlıklı şahane bir yazı yazılabilir. O yüzden şimdilik bu kadarla kalıyorum.

Hoşçakalın! :)